|
Yazan Administrator
|
|
Çarşamba, 04 Haziran 2008 |
Ayıp bir şey ama o sıralarda işte de içki içmeye başlamıştım. Duygu (Asena) fark ediyordu ama bir türlü beni iş üstünde yakalayamıyordu. Tuzaklar kuruyordum kendisine çünkü. Masamda hep bir kadeh içki gibi duran birtakım içecekler imal ediyordum. Yanımdan geçerken aniden o bardağa hamle edip, kokluyordu. Oysa asıl malzemem masanın altında olurdu. Yıllar sonra karşılaştığımızda "Onca yıl çalıştık seni işyerinde içki içerken bir türlü yakalayamadım" dedi. Güldük. İçki huyumu bildiği için iş yemekleri, falan filan olduğunda gözü üzerimde olurdu. İki dubleden fazlası yasaktı o yemeklerde bana. Derhal bir garson ayarlar, bahşiş verir ve "Bana uygun bir yere bir duble rakı koy ve bittikçe tazele" derdim. Masada sürekli tuvalete giderdim haliyle o ayrı. Duygu ise tüm iyi niyetiyle, "Bak Hızır sen iki duble içince de, neşeli oluyorsun" derdi. Hızır Tüzel, Radikal Yazarı, 23.04.2006
|
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.