Atatürk'ün bir akşam sefası... Yazdır e-Posta
Yazan Administrator   
Pazar, 21 Şubat 2010
 İngiltere Kralı Edward’ın ülkemizi ziyareti sırasında, İstanbul’a geldiği zaman, Ulu Önder Atatürk kendisini ve refakatında bulunan Bayan Simpson’u protokol dışı olarak Florya Deniz Köşkü’ne davet etmişti.
Ziyafet masasında İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Sir Percy Loraine’nin yanı sıra, Ulu Önder’imizin sınıf arkadaşı Ali Fuat Cebesoy da bulunuyordu. Ziyafet başlamış, viskiler ikram edilmiş ve gayet dostane ve samimi konuşmalara geçilmişti. Bu samimi konuşmalar sırasında İngiltere Kralı: “Zannedersem Türkiye’de daha ziyade rakı içiliyor, benim için itiyadınızı bozmasaydınız. Ben de rakı içerdim” diyor. Ulu Önder’imiz hafifçe gülümseyerek: “Doğrudur, bizde daha çok rakı içilir, fakat ben ve gerekse huzurunuzda bulunan yakın ve eski arkadaşım Ali Fuat Paşa, daha okul sıralarında iken muhtelif vesilelerle viski içmiş ve zamanla buna alışmıştık” karşılığını verir.

Atatürk’ün farklı bir yönü olan viski içme alışkanlığına gelince: Ali Fuat Cebesoy, Ulu Önder Atatürk’le birlikte Harp Akademisi’nin üçüncü sınıfındayken, 1904 yılı Ağustos ayının sıcak bir akşamında şöyle bir ayaküstü Taksim bahçesine uğrarlar. Bahçenin orta bölümündeki sahnede bir Macar orkestrası nefis bir vals çalmaktadır. Bahçe oldukça kalabalıktır. Bu güzel ve zevkli manzaradan etkilenip oturup felekten bir gece çalmaya karar verirler. Ancak, o dönemde padişahın subaylara ve öğrencilere içki yasağı iradesi vardır. Ayrıca, daha önce Con Paşa’nın lokantasına uğramış, birkaç kadeh viski içmişlerdir. Bu nedenle aynı içkiye devam etmek isterler. Emellerine ulaşmak için garsonun eline bir miktar bahşiş sıkıştırarak limonata bardaklarına viski-soda koydurup limonata kamışlarıyla içmeye başlarlar. Keyiflerine diyecek yoktur artık. Ancak bir süre sonra zamanın azılı hafiyelerinden Fehim Paşa da gazinoya çıkagelir. Yanında okul nazırı Ali Rıza Paşa ve zorlu hafiye Albay Gani Bey de vardır. Bu, Ali Fuat Cebesoy ve Mustafa Kemal için büyük bir talihsizliktir. İstanbul’u titreten, birçok ocakları söndürmüş, rezaletleri ayyuka çıkmış Fehim Paşa’nın şerrine uğrama endişesine kapılırlar. Onlar masalarına oturduktan sonra, Ali Rıza Paşa kendilerini masalarına davet edince büsbütün paniğe kapılırlar. Ancak sonuç düşündükleri gibi çıkmaz. Ali Rıza Paşa, Cebesoy’un babasından övgü ile söz eder ve onları masalarına oturtur. Bu arada Fehim Paşa, “Siz ne içiyorsanız bize de ondan getirtin” der. Endişeleri tekrar canlanır. Bu, bir suçüstü tuzağı olabilir. Ancak kafa dengi arkadaşlar garsona lazım gelen talimatı verir, limonatalı viskiler kamışla birlikte servis edilir. Fehim Paşa’nın ilk yudumu aldıktan sonra gözleri parlar, memnun kaldığı her halinden anlaşılır. Ayrıca, bu hileli yolu da çok beğenmiştir. Ardından peşpeşe viskiler gelmeye başlar. Okulda yoklama saati yaklaştığı için izin isterler paşalardan. Ali Rıza Paşa, “Olmaz, merak etmeyin, benimle beraber olduğunuza dair size kağıt veririm” der. Bu arada Ali Rıza Paşa, Fehim Paşa’nın kulağına bir fısıldadıktan sonra, “Haydi çocuklar şimdi bizi Kristal Palas’a götürün” der.

Kristal Palas, 1861’de Edouard Salla tarafından balo salonu olarak yaptırılmıştır. Tamamen camla kaplı olan salon, havagazı lambalarıyla aydınlatılır. Adını mekânın iç mimarisinde kullanılan cam ve aynalardan alır. Salonun sağında bir dans salonu, ayrıca büfe, sigara salonu, oyun salonları bulunmaktadır. Buradan bir geçitle büyük salona çıkılır.

Akademi öğrencisi iki kafadar, Kristal Palas’tan pek hoşlanırlar. Zevkle döşenmiş büyük bir salon, lüks, konfor, müzik ve varyete... Hasılı her şey mükemmeldir. Halinden oldukça memnun olduğu belli olan Fehim Paşa, “Haydi çocuklar içeriye gidin, şef garsona söyleyin, Taksim bahçesinde içtiğimiz şerbetten getirsinler. Ama daha sert olsun” der. Bu arada Ali Fuat Cebesoy, “Bahçede içtiğimiz içkinin adını bilmedikleri için bizi buraya getirmişler” der içinden. Burada gece yarısına kadar yenilip içilir ve sonra Ali Rıza Paşa’nın verdiği bir kartla Akademi kapısından girerler. İçeriye girerken de yaşadıkları hoş ve eğlenceli gece hakkında espriler yaparlar, gülüşürler birbirlerine.

Sözü geçen Con Paşa’nın lokantasına gelince... Rakı tiryakisi olmasına rağmen, Atatürk’ün viski alışkanlığı da vardı. Atatürk, Con Paşa’nın lokantasında alışmıştı viskiye. Tipik bir İngiliz lokantasıdır burası. Daha önceleri Deniz Yolları müdürlüğü yapmış olan Con Paşa, aslen Ermenidir. Tünel’in Galata kapısından çıkıldıktan sonra köprü yönüne giderken sol köşesindeki üç katlı binanın ikinci katındadır mekân. Binanın ürünlerinin satıldığı bir bakkaliye dükkânı vardır. Bakkal dükkânının içindeki merdivenlerden çıkılır lokantaya. Burada sadece öğlen yemeği servisi yapılır, içki olarak da yalnızca viski soda verilir. Con Paşa’nın mekânı tanınmış bir yer olmadığı için kimsenin dikkatini çekmez, inzibatlar hiç uğramaz. Bu nedenle huzurlu ve sakin bir yerdir. Atatürk Harp Akademisi’nde iken izinli olduğu günler genellikle buraya gelir, burada İngiliz sodası ile İskoç viskisi içerdi. Hasılı, daha akademi yıllarında iken, Con Paşa’nın bu şirin mekânında viski alışkanlığı edinmişti.

Söze, Atatürk’le başlamanın o anlamlı coşkusunu yaşadım doya doya, umarım siz de keyfi almışsınızdır.
Son Güncelleme ( Pazar, 21 Şubat 2010 )
 

Yorumlar  

 
+1 #4 jean dumas 2010-07-12 11:19
Atatürk ruhunda bulunan zerafeti burada da ortaya koymuş ve beni ve bizleri tekraren kendisine hayran bırakmıştır...
Alıntı
 
 
+7 #3 Ergun Zoga 2010-03-29 21:23
Bir sonsuz ışık, bir deha üstü güç, bir gönüller aşkı büyük Atatürk'ümü anlatmak mümkün değil. O ancak hissedilerek yaşanır. O öyle bir titreşim ki; tüm ruhu sarar, o öyle bir güzellik ki; gözleri nurlandırır, o öyle bir Mavi alevdir ki beyinlere akar, varlığı anlamlaştırır, O tanımlamaz, anlatılamaz.

O, insanı, ahlâk, Cesaret, haysiyet ve erdemleri içeren bir sozsuzluğun içine çeken aşk'tır. O bu sonsuzluğun ta kendisidir. Varlığım o'na helâl olsun.
Alıntı
 
 
+5 #2 Orhan YÜKSEL 2010-03-23 17:48
Ulu Önderim ne yapmışsa en iyisini ve doğrusunu yapmıştır. Hayranlığım boşuna değil elbette. Mekanı cennet olsun. Ne Mutlu Türküm Diyene. Ne Mutlu Atatürk sevdalılarına.
Alıntı
 
 
+3 #1 alev mehmet korkmaz 2010-02-25 09:18
eskiler her zaman çok güzel.gençlik yıllarrıma döndüm.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Sonraki >

Giriş






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Bağış Bilgilendirme

Sence?

Hangi Rakı Markası?
 

SanalFasıl Hayranı Ol!

Sanal Fasıl on Facebook

Designed by:
SiteGround web hosting